Ana Sayfa / Şiirler / Ölüme Ramak Kala Udu
şiir
aşk siirleri

Ölüme Ramak Kala Udu

Ölüme Ramak Kala Udu

Udu Sakın Beni Bırakma

Ölüme ramak kala
rüzgarlar getirdi sesini bana;
udu uduu, diyen sesin kulağımda,
gözlerimden yaşlar bardaktan boşanırcasına.
Deli rüzgar hızlandıkça hızlandı;
uduuu udduuu uduu,
gel buraya uduu.
Bağlantım kesildi, kulaklarımda udu!!
titriyor dudaklarım, acıyor içim,
yerinden çıkacak gibi kalbim.
Kapattım rüzgara kulaklarımı
ölüme ramak kala;
uduuu yapma gel bana,
saklanma oralarda udu hadi ama!!
Kıyarmı insan bana udu hadi ama!!!
Titreyen dudaklarım, ağlayan gözüm
rüzgarın sesi ölüme ramak kala,
çağırdın beni yanına
döndüm yavaşca geriye,
adımlarım kaçıyor ölümden
kulaklarımda rüzgarın getirdiği sesin;
udun kurban olsun sana..

Garip bir yaşanmışlık, üzücü bir son olacaktı belki bana. Ablamın yanına gittim sokuldum kucağına.
-Neredesin kardeşim 4 gün oldu, ölüm sanki bana.
– ölmeye gittim abla, ölümün tam eşiğinde, rüzgarlar getirdi seni bana,
-udu nerdesin gel ama
Kapattım kulaklarımı, koşuyordum arkama bakmadan vaz geçerim diye, ben koştukça rüzgar şiddetlendi. sesin kulağımda;
udu gitme gel ama
Çocukluğumuzdan kalma, mutluluk gözlerimin önünde, buğday tarlalarında koştuğumuz günler. Ben saklanırdım haniya.
sen hep ağlardın;
-udu neredesin gel ya.
Sokuldum biraz daha ablama, ablam konuşmadan dinliyordu beni bakmıyorduk, birbirimize, sarıldık iki kardeş, karıştı hıçkırıklarımız.

Ablam;
– udu sen olmasan ben ne ederim bu hayatta, beni bırakıp sakın gitmeye kalkma birdaha.
udu sakın beni bırakma…

Udu Sakın Beni Bırakma

Yaşadığım hayatım bölük pörçük, hatıralarım hep kesik kesik, sevgiyle yetiştirildiğim çocukluğum, mutluluğum. Bir anda yok oldu, gülen yüzüm soldu. Neden olduğunu anlayamıyordum, çocuk aklım birşey anlamıyordu, bakışlarım hep ürkek, korku dolu. Özlüyorum hergeçen gün, çocukluğumun o tozlu yollarını, buğday tarlalarında, koşturduğumu. Fakir ama mutlu bir çocukluktu, neden büyüdüm diye soruyorum kendime.

Yaşam sürüklüyordu bütün acımasızlığıyla, neler geliyor insanın başına. Büyüdüğüm güzellikten, sevgi ortamından eser yok, yeni yaşamımda. Karışık geliyor bana, kötülük, yok benim içimde bana kötülük öğretmediler küçük dünyamda. Büyük dünyaya ayak uydurmak, zor geliyor zaman zaman… yaşadıkça karmaşasını insanların, bir adım ileri daha gittim. Öğreniyordum yavaş yavaş. Karışık ruh halindeydim ogün, daraldım bunaldım yaşamaktan, ölüm kurtuluş dedim kendimce, Kapadım dış dünyaya kapılarımı, çektim gittim ölümle kuçaklaşmayı planladığım o yere. Sevdiklerim, ağlayacaklardı aklımda, ”ben seviyorum ama onlar seviyorlarmı beni” acaba. Aklım gitti yaşadığım yıllarda mutlu olduğum çocukluğuma. ”Seven var” diye düşündüm, sevgi olmasa olurmuydu bukadar mutluluk, aklımda geçmişten kalan tek mutluluk hatıram, gülümsetti yüzümü. İçim rahat. Açmış kollarını bekliyor beni ölüm. Rüzgar dağıtıyor kısa kesilmiş saçlarımı.

Evet arkadaşlar yaşanmış bir hikaye iki kardeşin yaşamak için verdikleri, mücadelenin, yansıması yazımıza. Sevgi bir başka bağlar insanları, küçük bir umut ışığı, çocukluktan kalma, yeniden bağlar insan olanı hayata. Bir başkadır, çocukluk anıları, herşey çocuklukta yaşananlarla alakalı.

Valide

İlginizi Çekebilir..

şiir

Huzurlu Vatan Şiir

Huzurlu Vatan Şiir Huzurlu Vatan  Saray istemem, Bir çadırım olsun yeter, Lüks oto istemem, Bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir